Ana Sayfa   Akdere Köyü   Gürün   Alabalık Yetiştiriciliği   Alabalık Festivali   Alabalık Avı   Hakkımızda   Bize Ulaşın

        Akdere Alabalık Ana Sayfa   Nedir Bu Alabalık?   Alabalığın Anatomisi   Alabalık Yumurtasının Gelişimi   Alabalığı Somondan Nasıl Ayırt Ederim   İnternette Alabalık Linkleri  

Alabalığı Okşamak

Alabalık, kuyruğuna yakın karın bölgesinden hafif hafif parmak uçları ile okşandığı takdirde kendisi okşayanın ellerine bırakır. Tecrübeli alabalık tutkunları için alabalığın bu yarı trans haline geçmesi en fazla bir dakika sürer. Genelde çıplak elle yapılır; ki zaten en uygun olan yöntemde budur. Alabalık kendini seven bu ellere bıraktığında onu su dışına çıkarmak an meselesidir. Bu yumuşak ve sevecen parmaklar birden yüzgeçlerin altına girip alabalığı suyun dışına çıkarabilir yada karnından avuçlayıp dışarıya atabilir.

Özellikle Büyük Britanya'da alabalığı okşamak yada okşayarak avlamak bir sanat olarak anılır. 20. yy.'ın ikinci çeyreğin başlarında, büyük buhranın Büyük Britanya'yı kasıp kavurduğu dönemlerde alabalığı okşamak genç avcıların ortak kullandığı bir teknik olarak gelişmiştir. O günlerde bu yöntemle avcılar hiçbir ağ, olta yada benzeri bir araç kullanmadan genellikle çıplak ellerle alabalığı avlamışlardır. Bugün İngiltere'de ve İskoçya'da alabalığın çıplak elle okşanarak avlanması belki bu sebepten ötürü yasaklanmıştır.

Ülkemizde de yöre insanı özellikle dere alabalığını çıplak elle yakalamakta mahirleşmiştir. Akdere Köyü'nün görmüş geçirmişleri gençlik yıllarını andıklarında sıkça alabalığı nasıl suyun içinde sevip teslim aldıklarını anlatır. Halen köy gençleri arasında alabalığı okşayarak avlayanlardır vardır.

Alabalık tutkunları taş diblerinde yada dere kenarlarında su ile toprağın buluştuğu kesitlerde alabalığın sığındığı yerleri dikkatlice izler. Belki küçük bir burun belki dalgada yaprak gibi süzülen ince bir kuyruk alabalığı yerini belli eder. Yada buna hiç ihtiyaç duyulmaz. Doğrudan alabalığın olma ihtimali ile, tecrübe ile suyun içinde alabalık aranır. Diz çökmüş yada yarı yatmış bir vaziyette iken eller suyun içine bir tüy hafifliğiyle girer. Alabalığın kuyruğuna dokunana kadar yavaşça avcının elleri suyun içinde ilerler, kuyruk altına geldiğinde parmaklar yarım ay şeklinde bükülür ve İşaret parmağıyla alabalığın karnına yumuşak darbeler indirilir. Bu okşama, alabalık kendini bırakana kadar devam eder. Bu sırada avcı alabalığı en iyi şekilde kavrayacağı pozisyona geçer. Parmaklarını hızla yüzgeçlere geçirir yada kuyruk ile baş bölgesinin hemen arkasından ili elle kavrayarak dışarı atar.



Avustralya'dan Bir Manzara: Bir avcının alabalığı kuyruk bölgesinden okşadığı görülüyor. İngiliz kültüründe alabalığı okşamak, "alabalığı gıdıklamak" olarak ifade ediliyor.


Tatlısu balıları ailesinin en asi balığı olan alabalığın kendini, okşayıp seven ellerde fütursuzca bırakması şaşılacak bir durumdur. Şunu belirtmeden geçemeyeceğiz; alabalığı okşamak onu avlamaktan çok daha güzeldir.

Zorunlu Hamiş:

Charles Darwin, hayvanların hipnozu için bir çeşit "Ölüm taklidi" olarak kabu eder. Günümüzde ise hayvanlardan görülen hipnozun temel sebebinin korku olduğu kabul edilmektedir. Bir hayvan kendisini tehdit eden bir durum ile karşılaştığında adeta put kesilir ve öylece kalır. Bunun sebebi dikkat çekmemek, kendisini saklamaktır. Ancak bazı hayvanlarda bu tür hipnoz halleri üreme dönemlerinde görülür. Özellikle erkeklerin dişilere göre zayıf olduğu hayvanlarda/böceklerde erkekler dişilerle kendisi için tehdit oluşturmayacak bir ortam oluşturmak için dişisini yarı hipnoz durumuna sokar. Örneğin Dysdera Erythrina örümceği gibi.

Bu kısa açıklamayı şunun için yaptım. Belki alabalığı okşamak yada gıdıklamak denilen yöntem alabalığı en çok korkutan, alabalığa en çok acı veren yöntemdir. Eğer alabalık için yukarıdaki açıklamanın son şıkkı geçerli ise durum tabi ki biraz farklı olur!


 © 2006-2007 AKDERE ALABALIĞI